Prof. Dr. Sinan Canan'dan hekimlere ve tıp öğrencilerine 8 altın öneri

Tıp bilimi her gün yeni gelişmelere uyanıyor, fakat hekimler bu yeniliklere ne kadar açık dersiniz? Prof. Dr. Sinan Canan, hekim ve hekim adaylarına yaşam boyu öğrenmeyi devam ettirebilmeleri ve değişikliklere ayak uydurabilmeleri için 8 altın öneride bulunuyor.

Prof. Dr. Sinan Canan'dan hekimlere ve tıp öğrencilerine 8 altın öneri

Beyin ile ilgili çalışmalar yürüten ve Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü’nde öğretim üyeliği yapan sinirbilimci Prof. Dr. Sinan Canan, tıp öğrencilerine ve hekimlere yaşam boyu öğrenim için 8 tavsiyede bulunuyor. Canan’ın Medimagazin’e verdiği röportajı kendi ağzından paylaşıyoruz:

1-Değişmez bilgi yoktur, değişikliklere açık olun

İlk olarak hekimlerin insan bedeni hakkında bir şeylerin kesin olarak bilinmiş veya anlaşılmış olduğu yanılgısından hızla kurtulmaları gerekiyor. Çünkü tıp fakültesinden mezun olduktan sonra öğrendikleri, olmazsa olmaz temel tıbbi prosedür dedikleri hemen hemen her şeyin en az yüzde 50’si 10 yıl içerisinde değişecek. Dolayısıyla doğru düzgün bir şey bilmiyoruz.

2-“Hastalık yoktur, hasta vardır” prensibini göz ardı etmeyin

İkincisi 7 buçuk milyar insanın benzersiz olduğunu, hastalık yoktur hasta vardır prensibini sadece söyleyip geçmeyin. Her hastanın oranlı bir vesilesi oluyor, her vakanın ayrı bir akademik aşaması olduğunun anlaşılması lazım.

3-Hastalarınızı tahlillerinden değil, kendilerinden öğrenin

Bir de alete, edevata, algoritmaya çok fazla güvenen doktorlar yetiştiriyoruz. Maalesef tahlil kağıtlarından, kan sayımlarından insanları tanıdığını zanneden hekimler ortaya çıkıyor. O yüzden hekim olamıyorlar. Hastaların gözleri veya sohbetleri tahlillerden çok daha fazlasını anlatır.

4-Okuyun

Okuma rutini çok önemli. Bu kitap okuma anlamında da olabilir, araştırma, gezme, inceleme amaçlı da olabilir. İyi bir hekim olmak isteyen insanın ibadetvari bir okuma rutini olması lazım.

5-Sadece kendi uzmanlık alanınızla değil, başka alanlardan da beslenin

Sadece kendi uzmanlık alanı ile ilgili çalışmalar sürdürmek, insanı çok kısa bir zaman içinde mesleki olarak kör hale getiriyor. Sadece tıbbi değil tıp dışı alanlardan da sıklıkla beslenilmesi gerekiyor.

6-Kültür mirasınızı zenginleştirin

Bence doktorların en önemli eksikliklerinden bir tanesi de edebiyata olan uzaklıkları. Vakit kısıtlılığı nedeniyle edebiyata uzaklar, ancak bu şekilde de insafı kaybediyorlar, merhameti kaybediyorlar. Nasıl oluyor diyeceksiniz. Bu mesleği yapabilmeleri için bir miktar soğukkanlılık gerekli olsa da çoğu aşırı duyarsızlaşıyor. Mesela bir doktor hastası için “vefat etti” tabirini kullanamıyor. Çünkü bu teknik olarak ayıp bir tabir olarak kabul ediliyor. “Ex olma” tabiri de yabancılaşma sağladığı için sıklıkla tercih ediliyor mesela. Bu tür inceliklerin edebiyat okuyarak, biraz kültür mirasımızı zenginleştirerek gelişebileceğini düşünüyorum.

7-Sizi aşan bir inancınız olsun

Şu ya da bu şekilde inançsız hekim olmaz, bir şeye inancı olmalı hekimin. Bir dini inancı kastetmiyorum. Bu hayatta kendisini aşan bir inanca sahip olması lazım. Aksi takdirde, insanlara faydalı olamaz.

8-Önce kendinize şifacı olun

Psikoloji gibi dallar da dahil olmak üzere unutulan çok önemli bir prensip daha var. Şifacının önce kendisine sonra çevresine şifacı olması gerekir. İnsanlara bakarak maaş aldığı mentalitesiyle değil de, şifayı bir yaşam becerisi olarak ele almaları lazım. Çünkü çevresine ve kendisine şifa verebilen bir insan ancak başka insanlara şifa olabilir.

24.11.2017 15:04
yükleniyor..